Kazdağlı Gülsüm Ana

20/01/2017 2 Yorum

Kazdağlı Gülsüm Ana

Yıl 2002.  Gülsüm ( Kazdağlı Gülsüm Ana ) , Edremit’e 3 km. mesafedeki Türkmenlerin yaşadığı Çamcı Köyü muhtarı Hüseyin Bey’in eşidir. Yalçın ve Aydın isminde 2 oğlu vardır. Zeytincilik ile geçimlerini sağlamaktadırlar. Ülke genelinde oluşan ekonomik kriz ve sattıkları ürünlerin paralarını alamama, tanıdıklarına kefil olma nedenlerinden ötürü iflas ederler. Hüseyin Bey ailesiyle sıkıntılı günler yaşamaya başlar.

 

Gülsüm, ailesini ayakta tutabilmek ve katkı sağlamak için evinde ekmek yapıp, sepetle Edremit’e 16 km. mesafede Kazdağlarında çam ağaçları içerisinde “ Talim Alanı” denen mesire yerindeki giriş kapısı yanında satmayı düşünür. Fakat oraya ulaşım minibüsler ile olmaktadır ve gidiş geliş 1 lira tutmaktadır. Hiç parası yoktur. Komşudan 1 lira borç alır, sepeti koluna takıp ekmek satmaya gider. İlk gün 4 liralık ekmek satar, işte o 4 liralık satış onu hayata bağlar.

Borç aldığı komşusuna 1 lirayı iade eder, 2 lirasını eşine verir, 1 lirayı da ertesi gün yol parası yapar. Böylece her gün ekmek satmaya başlar. Bir süre sonra ekmek yanında gözleme de satmak için tahtadan bir masa yapar. Biraz da olsa hayat ona gülümsemeye başlamıştır, fakat Talim Alanındaki diğer satıcılar bir kadının tek başına dağ başında satış yapmasını çekemezler ve şikayet ederek oradan kovdururlar.

 

Aslında Hüseyin Bey de Gülsüm’ün bu şekilde çalışmasını istememektedir. Buna rağmen Gülsüm, Talim Alanına 2 km. uzakta yol üzerinde “ Çoban Çeşmesi” denen pınarın yanında çam ağacı altında masasını kurar, kuzinesini yakar ve gelip geçenlere ekmek ve gözleme satmaya başlar. Gelen müşteriler kendisine “Gülsüm Ana” diye hitap ediyorlardı.

O artık Kazdağlarının “Gülsüm Ana”sı olmuştu. Kısa bir süre sonra soğuk bir Şubat ayında tekrar şikayet edilir ve Karayolları yetkilileri tarafından yol üzerinde satış yapamayacağı söylenerek yoldan en az 30 metre dışarı çıkması söylenir. Yoldan 30 metre dışarıdaki denizden 650 metre yükseklikteki 350 yaşındaki çam ağacının altına ağlamaklı olarak kuzinesini ve masasını atarak sığınır. “Neden bir kadının hayat mücadelesine izin vermezler” diye söylenerek gözü yaşlı otururken bir televizyon kanalında “Bam Teli” isimli program yapan Tayfun Talipoğlu o anda oradan geçmektedir ve tek başına bir Türkmen kadınının bu ormanda neden böyle oturup ağladığını merak eder ve yanına gider.

Eğer yapabilirse gözleme siparişi vermek ister. Gülsüm Ana, başını kaldırıp gözyaşlarını silerek hemen yapabileceğini söyler. Gülsüm Ana, Tayfun Talipoğlu’nu tanımamaktadır. Çünkü televizyonu takip eden birisi değildir. O gün uzunca sohbet ederler, Gülsüm Ana anlatır Tayfun Bey dinler ve kamerasıyla çekim yapar.

 

Aradan bir hafta kadar süre geçtikten sonra, Gülsüm Ana’yı görmeye insanlar gelmeye başlar. Gülsüm Ana bu ilgiye şaşırır, bu insanlar nereden kendisini tanıyorlardı. Gelip gidenler artmaya başlar. Daha sonra gelenlerden öğrenir ki Tayfun Talipoğlu televizyonda kendisiyle ilgili 45 dakikalık bir program yayınlamış ve tüm Türkiye Gülsüm Ana’yı tanımıştı. İnsanların bu ilgisi ve sahiplenmesi sonucu Orman Müdürlüğü, bulunduğu yerde kira karşılığı gerekli çalışma izinlerini alarak gözleme satabileceği iznini verir.

Dünyalar onun olur. Bunun üzerine Gülsüm Ana 350 yaşındaki çam ağacının şahitliğinde yemin eder. “Bundan sonra buradan hiçbir yere ayrılmayacağım” der, bezden çadır yapıp gece gündüz orada kalmaya başlar. O günden sonra Edremit’e inmez. Daha sonraları bulunduğu çadırın üstüne ahşap çatı yapar ve günümüze kadar kendisini ve etrafını geliştirerek eşiyle beraber gece gündüz orada kalarak bugünlere gelir.

 

Şu anda “Kazdağlı Gülsüm Ana” elektriğini güneş enerjisi ve rüzgar gülü ile kendisi sağlamaktadır. Bulunduğu yerde tamamen kendisinin ürettiği gıdalarla serpme kahvaltı, Güveçte kuru fasulye, Fırında oğlak vs. gibi yiyeceklerle misafirlerini ağırlamaktadır. “Kazdağlı Gülsüm Ana “ olarak isim patentini almış ve Tarım Bakanlığından üretim belgesi alarak kendi ürünlerinin ( SalçaZeytinzeytinyağıtarhanaKazdağı bitki çaylarıpekmezbal vs.) satışını Ülkenin her tarafına yapmaktadır. Artık Edremit Körfezine gelenlerin uğramadan gitmedikleri doğayla baş başa hoş sohbetli vakit geçirecekleri bir yer haline gelmiştir.

Zamanında yaşadıkları yerde Çamcı Köyünün muhtarının eşi olarak tanınan Gülsüm vardı. Şu anda “Kazdağlı Gülsüm Ana” nın eşi olarak tanınan Hüseyin Bey var.

2 Yorum

Hikmet Yıldıran:
20/01/2017, 10:56:50 AM
Yanıtla

yıllardır her yaz edremite yazlığımıza gideriz. her gittiğimizde de gülsüm ananın yanına kuru fasülye yemeye mutlaka çıkarız. kuru fasülye demişken fasülyenin yanında ki turşu efsanedir. hepinizi çok özledim inşallah yaza görüşmek dileği ile...

Gülçehre artut:
06/10/2017, 10:28:40 PM
Yanıtla

Gülsüm ana muhteşem bir kadın. Yoktan var oluşun simgesi. Her gittiğimde evimde hissettiğim anne sıcaklığında karşılayıp yolculayan guzel yurekli insan. Lezzetli ekmekleri ve kahvaltılarıyla her keseye uygun fiyatlarıyla muhteşem doğasıyla her mevsim gidilecek sıcacık bir mekan. En yakın zamanda görüşmek dileğiyle.

Yorum Bırak